Logo
  • TR

Medya Merkezi

Sirküler

SİRKÜLER NO: 2023/196 SINIRDA KARBON VERGİSİ

Tarih: 19.09.2023

Özet: Sınırda karbon düzenleme mekanizması 1 Ekim 2023 tarihinde uygulamaya giriyor. İthalatçılar için ilk raporlama dönemi 31
Ocak 2024 tarihinde sona erecek. AB’de kabul edilen Yönetmelik gereğince 1 Ekim 2023’ten 31 Aralık 2025 tarihine kadar geçiş
dönemi uygulanıp her 3 ayda bir raporlama yükümlülüğü olacaktır.
 
GİRİŞ:
Avrupa Birliği, son dönemde yapmış olduğu düzenlemeler kapsamında 2050 yılına kadar karbon nötr bir kıta olmayı hedeflemektedir.
Bu hedefleri doğrultusunda karbon vergisi ve Emisyon Ticaret Sistemini (ETS) devreye almıştır. Bununla birlikte karbon vergisi ve
ETS’nin AB’deki şirketlere ciddi maliyetler yükleneceği düşünülmektedir ve bu şirketlerin üretimlerini Avrupa Birliği dışına
taşıyarak “karbon kaçağına” neden olabilmeleri riski gündemdedir. 
 
Karbon kaçağı nedir? 
 
Katı iklim politikaları uygulayan bir ülkenin ya da işletmelerinin, üretimlerini karbon konusunda daha esnek uygulamalara sahip
olan başka ülkelere kaydırması sonucunda ortaya çıkan yüksek karbon emisyonlarını ifade etmektedir. Bu şekilde hareket edecek
ülkeler kendi ülke emisyonlarını azaltırken, küresel emisyonların artmasına neden olabilecektir. Bugün gelişmiş ülkeler, enerji
yoğun endüstriyel faaliyetlerini az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere aktarıp karbon kaçaklarına neden olabilmekte. Avrupa
Birliği ise, karbon kaçaklarının önüne geçebilmek için, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını (SKDM) hayata geçirmekte. 
 
SKDM, AB’ye giren karbon yoğun malların üretimi sırasında salınan karbona adil bir fiyat koymak ve AB dışındaki ülkelerde daha
temiz endüstriyel üretimi teşvik etmek için önemli bir fırsat ve dönüm noktası. 
SKDM ile mevcut olan AB Emisyon Ticareti Sistemi ithal malları kapsayacak şekilde genişletiliyor. Bu süreç 2015 yılında imzalanan
ve 2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması (191 üye ülke imzası ile) ve buna bağlı olarak Avrupa Yeşil Mutabakatı (The
European Green Deal) ile başlatılmıştır.
 
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile 2050 yılına kadar iklim nötr bir Avrupa hedefi doğrultusunda 2030 yılına kadar
emisyonların 1990 seviyelerine göre yüzde 55 oranında azaltılması hedeflenmektedir.
 
Geçiş süreci 1 Ekim’de başlıyor;
 
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması 1 Ekim 2023 tarihinde uygulamaya giriyor. İthalatçılar için ilk raporlama dönemi 31 Ocak
2024’de sona erecek. Yönetmelik uyarınca AB, SKDM için 1 Ekim 2023’ten 31 Aralık 2025’e kadar bir geçiş dönemi uygulayacak ve üç
aylık raporlama yükümlülüğü olacak. İthalatçıların belirli bir takvim yılında ithal edilen mallarda bulunan toplam doğrulanmış
sera gazı (GHG) emisyonlarını bildirmeleri gerekecek. Mali yükümlülükler ise 1 Ocak 2026’da başlayacak. 2034 yılına kadar SKDM
maliyetleri aşamalı olarak yükselecek.
 
SKDM, 1 Ocak 2026 tarihinde tam yürürlüğe girdiğinde, ithalatçıların her yıl bir önceki yıl AB’ye ithal edilen malların miktarını
ve bunların gömülü sera gazı emisyonlarını beyan etmeleri gerekecek.
Ayrıca Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi havacılık ve denizcilik sektörlerinde genişletilerek yeni ETS II versiyonunda ulaşım
ve ısınma yakıtlarını kapsayacaktır. 
 
AB ETS kapsamındaki ücretsiz tahsisatlar 2026 yılından itibaren aşamalı olarak kaldırılacak ve 2026 yılı itibarıyla SKDM
sertifikalarının satın alınması gerekli hale gelecek. Sistem böylece, AB üyesi olmayan ülkeleri iklim hedeflerini yükseltmelerini
teşvik etmiş olacak. Yalnızca AB ile aynı iklim hedefine sahip ülkeler SKDM sertifikaları almadan AB’ye ihracat yapabilecek.
Sertifikaların fiyatı, €/ton CO2 salınımı olarak ifade edilen AB ETS tahsisatlarının haftalık ortalama açık artırma fiyatına bağlı
olarak hesaplanacak. AB ETS kapsamında ücretsiz tahsisin aşamalı olarak kaldırılması, 2026-2034 döneminde SKDM’nın aşamalı olarak
devreye girmesine paralel olarak gerçekleşecek.
 
SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) nedir?
 
SKDM, Avrupa Birliği sınırları dahilinde ticari malların üretimi esnasında oluşan karbon maliyetlerine eşdeğer bir maliyetin
Avrupa Birliği ülkelerine ithal edilen mallara da uygulanmasına ilişkin düzenleyici bir sistem olarak tanımlanıyor. Avrupa Birliği
SKDM ile karbon fiyatlandırma sistemine sahip olmayan ülkelerden gerçekleştirilen yüksek karbon ayak izine sahip malların
ithalatını izlemeyi ve azaltmayı amaçlıyor. SKDM üretimin AB’den daha yumuşak iklim ve çevre politikalarına sahip ülkelere
kaymasını engelleyecek ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına tam uyumlu olacak şekilde tasarlanacak.
 
SKDM kapsamındaki ürünler;
 

  • Kaolin ve diğer kaolinik killer, kalsine edilmiş.
  • Çimento, alüminli çimento, çimento klinkerleri, vb.
  • Gübreler (amonyak, nitrik asit, vb).
  • Aglomere demir cevherleri ve konsantreleri.
  • Demir ve çelik ürünleri, vidalar, civatalar, somunlar, koç vidaları, vida kancaları, perçinler, koterler, kamalı pimler, pullar
    (yaylı pullar dahil) ve benzeri ürünler gibi alt ürünler.
  • Alüminyum yapılar ve yapı parçaları.
  • Bazı alüminyum rezervuarlar, tanklar, fıçılar, konteynerler.
  • Alüminyumdan yapılmış, elektriksel olarak yalıtılmamış çok telli teller, kablolar, örgülü bantlar ve benzerleri.
  • Hidrojen Elektrik enerjisi.
     
    Türkiye’nin durumu; 
    Ülkemiz en fazla etkilenecek ülkeler arasındadır. Türkiye ihracatının yarıya yakınını AB’ye gerçekleştirmektedir. Avrupa Yeşil
    Mutabakatı kapsamında Avrupa Birliği’ne ihracat yapan işletmeler, sınırda karbon düzenlemesine tabi olacak. Dolayısıyla, rekabet
    gücünü kaybetmemek için AB’de yaşanan bu gelişmenin çok yakından takip edilmesi gerekiyor.
     
    Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) gerçekleştirdiği ankete göre, Çin ve Rusya’nın ardından Türkiye, SKDM’den
    en fazla etkilenecek üçüncü ülke olarak ön plana çıkıyor. Anket; Türkiye’de her 4 şirketten yalnızca birinin karbon ayak izi
    hesabı yapabildiğini ortaya koymuştur.
    Anket içeriğine göre; özellikle alüminyum, çimento, demir çelik sektörlerinde bu etkinin daha fazla görüleceği belirtilmektedir.
    Firmaların büyük çoğunluğunun Yeşil Mutabakat ve SKDM hakkında bilgisinin oldukça sınırlı olduğunun altını çizilmiştir. 
    Avrupa Komisyonu, ithalatçıların karbon emisyonu hesaplamalarını yapmalarına ve raporlamalarına yardımcı olacak özel Information
    Technology araçlarının yanı sıra, geçiş mekanizması başladığında işletmeleri desteklemek için rehberlik ve eğitim materyalleri
    geliştirmekte.
     
    İthalatçılardan 1 Ekim 2023 itibariyle dördüncü çeyrek verilerini toplamaları istenecek olsa da, ilk raporlarını Ocak 2024 sonuna
    kadar sunmaları gerekecek.
     
    Buna göre Türkiye’de emisyon ticareti sisteminin uygulamasının hızlandırılması ekonomik kayıpların en aza indirilmesi ve rekabet
    gücü açısından son derece önemli. Aksi halde, SKDM’nin 2030 yılına kadar Türkiye’ye maliyetinin 1.7 milyar Euro olacağı tahmin
    edilmekte.
     
    Hangi sektörler etkilenecek?
     
    Başlangıçta üretimi karbon yoğun olan ve karbon kaçağı riski en yüksek olan belirli malların ve seçilmiş ara malların ithalatına
    uygulanacak. Bunlar arasında çimento, demir ve çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve son zamanda eklenen hidrojen olarak
    belirlenmiştir. Etkilenen işletmelerin, bu yılın ilerleyen dönemlerinden itibaren yeni uyum ve raporlama gerekliliklerine uymaya
    hazırlanmaları ve orta ila uzun vadeli süreç ve maliyet etkilerini değerlendirmeye başlamaları gerekli. SKDM kapsamının, 2030
    yılına kadar potansiyel olarak AB ETS kapsamındaki tüm malları kapsaması hedefleniyor.
     
    Konuyla ilgili soru ve sorunlarınızda, aşağıda bilgileri bulunan görevlilerle iletişime geçebilirsiniz. İşlerinizde kolaylıklar ve
    sağlıklı günler dileriz.
     
    Bilgilerinize sunarız.
     
    Saygılarımızla,
Sirkuler_2023-196.pdf0.3 KB
İndir